Cesaria Evora - Angola

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Portekiz'in Batı Afrika açıklarındaki eski sömürge takimadasi, Cape Verdeli çok keyif alarak dinledigim, hemen hemen tum albumlerini muzik arsivimde bulundurdugum Cesaria Evora'nin Angola

için yapmis oldugu bestesiyle sans eseri youtube'de dolasirken  karsilastim. Ardindan da  Cesaria Evora'nin Angola için neden beste yapmis olabilecegi uzerine internette kuçuk bir arastirma yaptim. Cesaria eski Portekiz kolonilerinden olan Angola için 1995 yilinda bir beste yapmis ve 29 ve 30 Mart 2005 tarihlerinde gerçeklestirmek uzere iki konser planlamis ve tum biletleri Angola halki ve Angola'da yasayan Cabo Verdeli vatandaslar tarafindan kapis kapis satin alinmis. Ancak Luanda'da gerçeklesmesi planlanan bu iki konser Angolali produktor tarafindan hiçbir açiklama yapilmadan iptal edilmis. Angola'da sarki soyleyecegi için çok mutlu olan Cesaria ve konser gununu iple çeken muzik severleri husrana ugratan bu karar sonunda doyurucu bir açiklama yapilmadan bilet paralari geri odenmis.


2005 yilinda gerçeklesemeyen konserinde seslendirmeyi planladigi "Angola" parçasini çok begendim. Bakalim siz de begenecek misiniz?

Ah keske Luanda'dan tasinmadan Cesaria Evora'yi dinlemek bana nasip olsa .

 

 

Yorum (1) Yorum yaz!

Cazın Kökeni

Cazın kökeninin Bati Afrika'daki ruhani torenlere dayandigini biliyor muydunuz?

Caz muzigi 1880'lerde New Orleans'ta gelismeye basladi ve 1920'lerin basinda New York, Los Angeles ve Chicago'da son seklini aldi.

Caz muziginin neden ve nasil Amerika'da ortaya çiktigini ve bu kadar farkli turde muzigin nasil biraraya geldigini anlayabilmek için, Afrikalilarin kolelik Amerika'sindaki yasamlarina goz atmaliyiz. Afrikali koleler Amerika'ya getirildiklerinde yanlarinda muzik aletlerini almalarina izin verilmemisti, ama onlar muzikal zevklerini ve ruhani muzik geleneklerini yanlarina almislardi. O donemde bazi koleler Avrupa kokenli kilise muziklerini, yoresel muzikleri ve dans muziklerini kendi muzik zevk ve geleneklerine uyacak sekilde degistirdiler.

New Orleans caz muziginin ortaya çikmasi için ideal bir yerdi. Missisippi Nehri'nin agzinin yakininda olan New Orleans Amerika'nin gelismekte olan bir ticaret yolu ve o zamanlarin ticaret merkeziydi. Ticari oneminin yanisira bir liman sehri olmasi nedeniyle buraya dunyanin heryerinden insanlar geliyordu. Bu kadar renkli bir yerin eglence hayati da bir o kadar renkliydi. New Orleans'taki barlarda dans partileri duzenleniyor ve bu barlarda bolgedeki muzisyenlere is imkanlari doguyordu. Bu donemde canli muzige çok buyuk istek vardi ve muzisyenler yeni duzenlemeler yaparak cazin ortaya çikisinda buyuk rol oynadilar.

Caz stillerinin yayılmaya ve müzik akımlarını etkilemeye başlaması 20. yüzyılın başlarına denk geliyor. Enerjik, ruhani ve titreşim anlamlarini bunyesinde barindiran caz kelimesinin kökeninin o dönemin argosundan geldiği düşünülmektedir. 

Amerika'ya gelen köle Afrikalıların halk müziği olan blues cazın ilk yıllarında en çok beslendiği akım. Afrika'daki geleneksel müzikten kaynaklanmış olan blues pek çok caz müzisyeni için afrikalıların icat ettiği bir müziktir. Blues ABD'de siyah müzisyenlerin kendi halk müziklerini modern enstrümanlarla icra etmeye başlamaları ile birlikte ortaya çıkmış, zamanla da halkın bütün kesimlerine yayılmış, içinden R&B, caz ve rock gibi başlı başına yeni tarzlar türemis.

Zaman içinde ordu bandolarının müzik aletleri, nefesliler, uflemeliler ve vurmali sazlar caz müziğinin en önemli enstrumanları olmaya başladı. Genellikle alaylı olan zenci müzisyenler, kendi ufak gruplarını kurmaya başladırlar. Gezici olan ve cenazelerde çalan bu gruplar, müziğin kısa sürede çok fazla kişiye ulaşmasını sağladılar.

Savaş sonrasında açılan siyahlara özel okullar ve sivil topluluklar daha fazla eğitimli müzisyen yetişmesine olanak sağladılar. Eğitilmiş yetenekler, ürettiklerinin daha uzun ömürlü olmalarını sağlamış ve doğaçlama müziklerine katkıda bulunmuştur.

Caz müziğini tanımlamak güçtür, ama olası tanımları arasında genel kabul gören, önemli bir öğesinin doğaçlama olduğudur. Doğaçlamanın kökenleri yine Afrika'ya dayanmaktadır. Özellikle blues'da sık rastlanan atışma, tek başına doğaçlamadır.

Doğaçlamanın formu zamanla değişmiştir. İlk zamanlarda sadece atışma iken, daha sonra sözlere yerleşmiş ve nihayetinde melodiye yerleşmiştir. Daha sonra oluşan klasik caz formunda ise, müzisyenler belirli bir melodiye bağlı kalarak doğaçlama yapmislardır.

Zamanla doğaçlamaların egemenliği caz müziğinde arttı, hatta ritim üzerinden bile gözlemlenebilir oldu. Müzisyenlerden biri doğaçlamaya başlayınca, diğer müzisyenler ona eşlik edebilir, ya da bir kaç akor ile arka plana geçebilir.

 

6 Temmuz 1971 yilinda kaybettigimiz cazin en buyuk ustadlarindan Luis Armstrong'un olumunden bir sene once kaydedilmis "Mac The Knife" yorumu.

 

Blog yazarlarindan sarkuteri'nin "Mac The Knife" yorumu da ayri guzeldi bu arada yeri gelmisken belirteyim.

Yorum (5) Yorum yaz!

Angola Baris Sarkisi

 

Angola'nin baris sarkisi, "A paz que o povo chama/People are calling for peace", "We are the World", Guney Afrika, Orta Dogu, Makedonya, Burundi ve Endonezya için bestelenmis barisa çagri sarkilari gibi halkin nabzini tutarak, onlarin duygu ve dusuncelerini evrensel dil muzikle dunyaya haykiran sarkilardan sadece bir tanesi.

 

MPLA ve UNITA partilerinin politik goruslerini destekleyen, Paulo Flores, Paulo Frere, Filipe Zau, Raul Indipwo ve Bonga'nin da içinde bulundugu 35 Angolali populer muzisyen 1997 senesinde, etnik savasin en yogun hissedildigi bir donemde, Lizbon'da biraraya gelerek Angola'nin baris sarkisini seslendirmisler.

Bu sarki ile Angolalilara politik gorus farkliliklarini ve bundan dogan etnik savasi artik geride birakip, baris çatisi altinda birlesme mesaji verirken, halkin duygu ve dusuncelerini sarki sozleri araciligiyla tum dunyaya duyuruyorlar.

Etnik savasa son nokta Angola baris sarkisinin kaydindan tam bes sene sonra, 2002 yilinda UNITA'nin liderinin olumuyle konulmus. Alinan bu tarihi kararda bir nebze de olsa katkilari olan, politik goruslerini bir kenara birakarak, el ele verip halkin duygu ve dusuncelerine tercuman olan Angolali muzisyenleri gonulden kutluyorum. 

Sarkinin orijinal sozleri Portekizce. Ingilizce tercumesi ise soyle; 

"There are people without homes

Children abandoned on the streets

Peace can't be delayed

Enough of this fierce war

Our people are running away in vain

And suffering more and more

For all the years fly by

Life is too short

in Angola

People are calling for peace

if we are to reveal ideas

That express our joy

We must discuss with respect

What we are thinking

Angola is woman and flowers

It is the mother that people love

End this suffering

People are calling for peace

Old illnesses are returning

There is no medicine

Wounds that no longer mend

The healing of peace is missing

in Angola

Who doesn't want a different life?

Whoever just want to think about war?

Does not want the well-being of the people

And has no love for this land

in Angola

People are calling for peace

There is no hope in the air

That is the strenght of us all

There is a song awakening

From the time of our grandparents

When the people are calling for peace

Give the peace the people want

Move your body, move your body

Dance very well this way

People are calling for peace

in Angola

People are calling for peace

 

Sanatin sadece sanat için yapildigi, savaslarin sadece tarih kitaplarinda yeraldigi utopik bir dunyayi çocuklarimiza birakabilmek dilegiyle.....

Yorum (5) Yorum yaz!